Cenin 12 Haftalık ve CiNSiYETi Belli mi?

CENİN 12 HAFTALIK ve CiNSiYETi BELLi Mi?

3. Ay ( 12. hafta ) randevunuzda, doktorunuz öncelikle cenininizin boyuna ve kilosuna bakmak istedi.

*Cenininizin boyunun 7-9 cm. ağırlığının ise 45 gr. civarı olduğunu öğrendiğinizde yine çok heyecanlandınız değil mi?

* Bebeğinizin bedeni, el ve ayak parmakları ve kulaklarıyla birlikte tam olarak oluşmuş.
* Göz kapakları kapalı olmasına rağmen gözleri hareket edebiliyormuş.
* Bedeni ince bir tüyle kaplanmış.
* Dürtüldüğünde kıpırdanmaya başlayacak ve kasları büyümekteymiş.

Sonrasında, doktorunuz, bebeğinize Nuchal testlerini (boyuna ait testler) yapacağını söyledi.
11.–13. haftalarda yapılan, yeni ve bebeğe zararlı olmayan bir ekran taraması ile bebeğinizin ‘ense yastığının’ kalınlığı ölçülmesi sonucunda, bebeğinizde kromozomlarla ilgili bir bozukluk riskine bakılacakmış.


Bu arada doktorunuz önemli bir bilgi verdi:


"İngiltere’de, İskoç doğum uzmanı Prof. Stuart Campbell’ın geliştirdiği ultrason tekniği kullanılarak 6 santimetre boyundaki fetüsün görüntüleri tespit edilmis.

12 haftalık fetüsün, yürümeye çalıştığı, parmaklarını emdiği, esnediği ve gözlerini açtığı açıkça görülüyormus.

Bu da fetüslerin anne karnında düşünülenden çok daha karmaşık bir yaşamları olduğunu ortaya koyuyormus." (30.06.2004-arsiv.ntvmsnbc.com)

Doktorunuz asil simdi cok onemli bir sey daha soyledi:

Bebeğinizin burnu belirginleşmis, hatta ilk burun uzvu gelismis.
Sizin o an düşünebildiğiniz ilk şey ''Eyvah büyük burunlu bir bebeğimiz olacak. Hele bir de kız olursa yandık! ''

Oysa doktorunuz çok mutlu…

Çünkü karnınızdaki bebeğinizin ilk burnunun gelişmesi demek Mongol riski az demekmiş. Kısaca, 14 haftalık iken yaptıracağınız ‘Down S. 1. Trimester Tarama Testini’ başarı ile atlatacaksınız demek.Gerçekten gözünüz aydın…

Ve siz Hamile Hanım, mide bulantılarınız artık bittiğini göre rahatlamışsınızdır. Anlıyorum şimdi de kabızlık sorunu çekiyorsunuz. Ama bu durum hamilelikte çok normaldir. Hele demir hapları kabızlığı daha da arttırabilir.
Bunun için de bol su için ve lifli gıdalar, kepekli ekmek yiyiniz.


(Kaynak: Dr. Özay Oral ve Dr. Umur Çolgar ile muayene notları, Anne - Baba Adayları, Mirriam Stoppard )

Bu arada henüz erken olduğu için doktorunuz bebeğinizin cinsiyetini göremedi değil mi? Ama çok da merak ediyorsunuz…

BEBEĞİNİZ KIZ MI, ERKEK Mİ?


Anlaşılan arkadaşlarınız, bebeğinizin cinsiyetini sizden de fazla merak ediyorlarmış.

Bir araya gelip İnternette ÇİN FALINIZA bakmışlar ve bebeğinizin ERKEK olacağını görmüşler.
Hatta bununla da yetinmeyip, sizin içmediğiniz bir Türk Kahvesinde falınıza bile bakmışlar. Yine bebek ERKEK çıkmış.


Ama siz bunları eşinizle paylaşamıyorsunuz değil mi? Eşinizin gözünde, sizin ve arkadaşlarınızın imajlarınızın, sarsılmasından mı korkuyorsunuz? Boş verin, eşiniz de bilir, karısının ''işinin fallara kalmadığını''…

Ancak, eşinize anlatırken duydum…Anneniz hamileliğinizde güzelleştiğinizi bu yüzden de oğlunuz olabileceğini söylüyormuş.**Eskilerin inanışına göre; Anne adayı hamileliği sırasında güzelleşirse erkek bebek, çirkinleşirse kız bebek doğuracak denirmiş. Nedeni ise kız bebekleri hamilelikte annelerinin güzelliğini aldığına inanılırmış.**

Eşiniz burun kıvırdı, farkındayım…Size; ''Anneler için kızları hep güzeldir'' diyor. Dolayısıyla kayınvalidesinin gözünde, kızının güzel bir hamile olması da normal. (Kirpi yavrusunu, pamuğum diye severmiş). Bu arada size batıl olmamanızı, bunların Kocakarı inançları olduğunu söylüyor.

Ama siz kararlısınız. Bu sefer de eşinizin annesinin tezini ortaya atıyorsunuz. Ve kayınvalidenizin ''Ye Tatlıyı, Al Atlıyı'' dediğini söylüyorsunuz.
Eşiniz anlayamayan gözlerle size bakıyor ve izah etmenizi bekliyor. Siz olayın ciddiyetinde ''Ye Ekşiyi, Doğur Ayşe’yi'' diyorsunuz. Eşiniz kesinlikle sizi anlamadığı gibi, bu sefer de şaşkın bir ifadeyle açıklama bekliyor.

**Eskilerin inanışına göre; Anne adayı hamileliği sırasında tatlı yerse ''erkek bebek'', ekşi yerse ''kız bebek'' doğururmuş. Bunun için de ''Ye Tatlıyı Doğur Atlıyı, Ye Ekşiyi Doğur Ayşe''yi derlermiş…** deyip rahatlıyorsunuz.

Eşiniz size ''Bu kadın benim akıllı karım olamaz'' der gibi mi bakıyor. Boş verin baksın. İnanmaması gayet doğal. Zaten siz kendiniz de bütün bu olanlara inanmıyorsunuz.

Bilime inandığımız bu çağda ultrasondan iyi kanıt mı var? Eski çağlarda Tıp şimdiki gibi gelişmediğinden, ultrason gibi cihazlar bulunmadığından insanlar tahminlerde bulunur, eğer tesadüfen tutarsa da hurafelerin doğruluğuna inanırlarmış.

Ama bütün bu tahminler, hamilelikte sizin oyalanmanızı sağlayan tatlı ve komik anılar olarak kalacaktır. Oyalanmanızı sağlar.

Ancak görüyorum ki; Siz ısrarla anlatmaya devam ediyorsunuz:
Komşularınızın karnınızı sivri bulduğunu, bu yüzden oğlunuz olabileceğini söylediklerini söylüyorsunuz.
**Eskilerin inanışına göre; Anne Adayının hamileliği sırasında karnı sivrileşirse ''erkek bebek'', karnı yuvarlaklaşırsa ''kız bebek'' doğururmuş.**


Buna ilave olarak; Son görüştüğünüzde, arkadaşınızın alyansınızda erkek bebek doğuracağınızı gördüğünü söylediğinizde, eşiniz küçük dilini mi yutacak gibi oldu bana mı öyle geldi? Evet evet eşiniz arkadaşınızın büyücü olduğunu düşünmeye başlamadan anlatın olayın doğrusunu:

** Eskilerin inanışına göre; Anne Adayının hamileliği sırasında alyansını uzun bir ipe bağlayarak, karnına, dolayısıyla bebeğin üzerine tuttuğu zaman; alyans ileri geri düz bir çizgi çizerse ''erkek bebek'',alyans olduğu yerde yuvarlak daire hareketleri yaparsa ''kız bebek'' geleceğine inanıldığını** söyleyin ve konuyu kapatın da hepimiz rahatlayalım artık…

Fakat o da ne! Bu sefer ben de size inanamıyorum. Şimdi son bombayı da patlatıyorsunuz ve anlatmaya başlıyorsunuz:

''Geçen gün teyzeme gittiğimizde, teyzem benden habersiz oturacağım koltuğun minderlerinden birinin altına makas, diğerine de bıçak koymuş. Odaya girdiğim zaman her kesin merakla bana baktığını gördüm ama nedenini anlamadım. Koltuğa oturur oturmaz herkes birden ''ERKEK GELİYOR'' diye bağırdı. Ve oturduğum yerden beni kaldırıp altıma baktılar. Bir de ne göreyim bir bıçağın üstüne oturmuşum.''

''Neeeeeeeee! Bıçak bir yerini kesmedi inşallah?'' diye bağırıyor eşiniz.


''Hayır, bıçak değil, sen kesiyorsun lafımı. Dinler misin lütfen. Eğer makasa otursaymışım, kızımız olacakmış, ama bıçağa oturduğum için oğlumuz olacakmış!'' dediğiniz anda artık eşiniz sizi duymaz oldu. Eee tabii ben de…

**Eskilerin inanisina gore; Anne adayina hamileligi doneminde, girecegi bir ortamda, haberi olmadan bir oyun oynanirmis. Hamile Hanima oturmasi uzere iki koltuk birakilirmis. Birine makas digerine bicak konurmus.
Hamile Hanim haberi olmadan makasa oturursa kizi, bicaga oturursa oglu olurmus.**

Bana öyle geliyor ki; ilk bebeğinizin galiba erkek olmasını bekliyorsunuz. Halbuki dualarınızda ''Hayırlısı ile, eli yüzü düzgün, sağlıklı bir bebek'' dilerken, ne oldu da bir anda erkek bebeğe yöneldiniz?


Haklısınız tabii, bu kadar toplum baskısı varken normal değil mi?
Eşiniz de durumu nihayet kavrıyor, sizi kendisine çevirip, gözlerinize bakarak konuşmaya başlıyor:
''Bak hayatım. Şunu bilmeni istiyorum. Benim için bebeğimizin cinsiyeti hiç önemli değil. Önemli olan ikinizin de sağlıklı ve iyi olmanız. Kız veya erkek bebek, neticede ikimizin bir parçası olacak'' diyor.

Eşiniz doğru söylüyor. Allah herkese hayırlı ve sağlıklı evlat veya evlatlar versin insallah..
Hem biliyor musunuz? Bebeğin cinsiyetini ''Erkeğin Kromozomları'' belirliyor.
Kısaca anlatmak gerekirse;

Siz Hamile Hanım 'xx'
kromozonlarını, Eşiniz 'xy' kromozonlarını taşıyorsunuz. Eğer eşiniz size 'x' kromozonu yollarsa kızınız, 'y' kromozonu yollarsa oğlunuz oluyor.

Umarım biraz olsun rahatlamışsınızdır.

Evet, Hamile Hanım, siz bebeğinizin cinsiyeti heyecanı, ayağınıza giren sancılar, kabızlık, hazımsızlık, mide ekşimesi ile uğraşırken, bakın iki haftayı daha bitirip 14. haftanın sonuna geldiniz bile…
Laboratuar randevunuz için hazırsanız gidelim artık…