CENİN, 16 HAFTALIK
Eveeeet…Öncelikle Gözünüz Aydın…Down Sendromu Testleri iyi çıktığından Amniyosenteze gerek kalmamış…
Doktorunuz şimdi de 18. haftada yaptırmanız gereken testleri anlatıyor.Bu dönem yapılması gereken tüm testleri öğrendikten sonra, ultrasonun başında bulunan doktorunuzun bakışlarında bir değişiklik ve bir hareketlenme gördünüz.
Doktorunuz görüntüyü durdurdu ve biraz daha yaklaşarak tekrar baktı. Sıkı durun…Doktorunuz bebeğinizin cinsiyetini gördüğünü söylüyor. Gözünüz aydın…Artık,bir kız veya erkek annesisiniz. Veya ikizleriniz, üçüzleriniz olacak…
Cinsiyetleri her ne olursa olsun ''Allah hepinize sağlıklı uzun ömür versin inşallah'' diyor, heyecanınızı paylaşmak istiyoruz. Tabii, doğal olarak siz de bu heyecanı ailelerinizle paylaşmak istiyorsunuz…
Ve eşinizle birlikte yine telefonlara sarılıyorsunuz…Sanki telefonun karşı ucundaki kişi sizi duymuyormuş gibi bağırıyorsunuz:
.

MÜJDE…BİR KIZIMIZ OLACAK... MÜJDE…BİR OĞLUMUZ OLACAK… MÜJDE…İKİZLERDEN BİRİ ‘KIZ’, DİĞERİ ‘ERKEK’MİŞ… MÜJDE…2 TANE ‘PRENS’ GELİYOR… MÜJDE…3 TANE ‘PRENSES’ GELİYOR… MÜJDE…2 PRENS, 1 PRENSES GELİYOR… MÜJDE…1 PRENS, 2 PRENSES GELİYOR…
İşte Aile olmanın önemi de buradan kaynaklanıyor değil mi…Bugün siz sevincinizi ailelerinizle paylaşıyorsunuz…Yarın da sizin bebeğiniz büyüyecek, evlenecek ve Anne & Baba olma sevincini sizinle paylaşacak…
Ve o gün geldiğinde sizler Büyükanne & Büyükbaba olma sevincini yaşayacaksınız…
Kısaca, Ailelerin harika dünyasında, hem paylaşacak, hem de sevinecek tatlı olaylar günden güne artacak…
Evet…Yine evinizde, huzurlu keyif köşenizde ve rahat keyif koltuğunuzdasınız. Bir elinizde ılık sütünüz yudumluyorsunuz. Diğer elinizde kağıt-kaleminiz bebeğinize isim listenizi hazırlıyorsunuz.
Hemen yanı başınızda kızınız susamış, sizden su istiyor. Menekşenizi kastediyorum. Sizin için en güzel çiçeklerini açmış, ''beni sulamayı unuttun'' diyor.Yerinizden bir telaşla kalkıyor, önce kızınıza su veriyor, sonra boşalan süt bardağınızı mutfağa götürüyorsunuz.
 Bir kaseye biraz fındık ve kuru üzüm koyduktan sonra, yine keyif koltuğunuza geçtiniz bile. Agziniza bir parca organik findik ve organik kuru kayisi attiktan sonra, alyorsunuz elinize kagit kaleminizi, basliyorsunuz alternatifleri yazmaya...
HAMİLE HANIM, BEBEĞİNE İSİM DÜŞÜNÜYOR…
Şu ana kadar zaten birkaç isim belirlemiştiniz…
Ancak son kararı, bebeğinizi göreceğiniz o ilk büyülü ana bırakabilir; o minicik yüzüne baktığınız ve göz göze geldiğiniz an hangi ismin yakışacağını görebilirsiniz...
Ya da hayalini kurduğunuz, sizin için oldukça anlamlı bir isim vardır, tereddütsüz koyarsınız o ismi …
Belki de isimlerin sadece insanları çağırmaya, tanıtmaya veya diğer insanlardan ayırtmaya yarayan bir formalite olduğunu düşünüp, önemsemiyorsunuz bile...
Biliyor musunuz? **Eski Türkler, çocuğun adı ile karakteri ve kaderi arasında ilişki olduğuna inanırlarmış. Bu yüzden çocuğa ad koyma işini ciddiye alırlar, hatta tören bile yaparlarmış.**
Aslinda günümüzde de çocuğunun adını törenle koyan aileler var. Ne toreni diyorsunuz,merak ettiniz değil mi? Daha fazla meraklandırmayalım sizi…''AD KOYMA TÖRENİ'' dini bir törendir.
İnanan ve isteyen herkes yapabilir. İleride bebeğiniz doğduktan sonra anlatacağım. Çünkü ''Ad Koyma Töreni'' doğumdan hemen sonra yapılır.
İsim konusunda kararınız ne olursa olsun, o ismi neden seçtiğinizi lütfen not ediniz.
İsterseniz size fikir verebilecek birkaç tane
İsimsiz ama gerçek AŞK ve EVLİLİK Hikayelerinden doğan
KIZ BEBEK İSİM HİKAYELERİ ve ERKEK BEBEK İSİM HİKAYELERİ dinleyelim:
(Daha sonra, HOŞGELDİN 2010 bölümünde, ''ÜNLÜ BEBEKLER ve İSİM HİKAYELERİ"ni okuyabilirsiniz.)
''Canım kızım, adın GÜL MİRAY olacak.
Gül benim adımın ilk hecesi ve anlamı çok güzel. Hem çiçek hem de gülmek anlamında özel bir isim.
Miray ise ayın ilk hali, Hilal, Ayça demek…''
.
''Canım evladım.Cinsiyetini bilmiyoruz ama erkek olursan eğer; adın SEDAT olacak. Neden mi? Babanın ağabeyi gibi sevdiği mükemmel insan, iş ortağının adı. İnşallah onun gibi özel biri olursun…
.
''Canlarımız ,oğullarımız, bugün ikinizin de erkek olduğunuzu öğrendik. İsimleriniz AYKUT ve HAKAN olacak. Baban Fenerbahçeli, ben Galatasaraylıyım. Fener & Cimbom dostluğunu sizler başlatacaksınız…'' .
''Canım kızım, adını doğadan seçtik, YASEMİN koyuyoruz. Cinsiyetini öğrendiğimiz gün, yazlık evimizin bahçesinin üç köşesine yasemin çiçeği ektirdim. Biri baban, biri ben ve diğeri de senin için…Bir anda ‘Yasemin Ailesi’ oluverdik…Ne güzel, hep birlikte büyüyeceğiz…'' .''Canım oğlum, adıni BARIŞ koyuyoruz. Hayat felsefen bu olur inşallah…Hayatta daima yapıcı ol, kırıcı olma.'' . .
''Canım kızım, babanla yağmurlu bir günde tanıştık ve yağmurlu bir günde evlendik. Adını YAĞMUR koymaya karar verdiğimizde, birkaç insan 'hüzünlü bir isim' dedi. 'Yağmur hüzün değil, berekettir' dedim.Ailemizin bereketini arttıracak, şans ve uğur getireceksin, kızım…''
.
''Canım oğlum, seni doğurduğum an, doktorum kulağıma fısıldadı: 'Yıllar önce bugün 29 Mayıs 1953' de Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetti…Oğlunuzun adı FATİH olsun.' Baban ve benim aklımızdaki isim GÖKHAN' dı. Böylece FATİH GÖKHAN' da karar kıldık''
.
''Canım kızım,babanla tatlı bir Eylül sabahı tanıştık,güzel bir Eylül akşamı evlendik, Eylül’ün tam ortasında sen doğdun…Hoş geldin EYLÜL…'' .
''Canımız kızımız, sana BESTE veya NEVESER (yeni eser) isimlerinden birini koymak istiyoruz. Baban ünlü bir sanatçı…Büyüdüğün zaman ünlü beste ve eserlerini zevkle dinleyeceksin.Ama en büyük eserimiz sen olacaksın bi'tanem'' .
Yakisıklı oğlum diyorum sana, gelmeni sabırsızlıkla bekliyorum. Sana OĞUL CENK adını takacağız. Cenk babanın, dedenin, büyük dedenin …isimleri. Kısaca 4. kuşak Cenk geliyor.'' .
''Canım evladım,cinsiyetini bilmiyoruz ve öğrenmek de istemiyoruz. Yıllar boyunca sadece sana sahip olabilmeyi umut ettik ve uzun bir süre uğraştık. Erkek veya kız adın UMUT olacak. Ve sen bizim UMUDUMUZ olacaksın…'' .
''Canım kızım, babanla tanıştığım ilk gün, etrafımda papatyalar ve baban vardı. Evlendiğimiz gün; babanın karşısında papatyalar içinde ben vardım.
.
Ve bugün karşımda sapsarı saçların,tombul yanaklarınla bir papatyaya benziyorsun. PAPATYA'm iyi ki ismin için doğumunu beklememişim…''
.
''Canım oğlum, doğumun mübarek Kadir gecesine denk geliyor. İnanıyorum ki çok şanslı olacaksın. İlk adına henüz karar vermedik ama ikinci adını KADİR koyacağız.''.
.

Simdi de Isimli, Gercek ve Cesaretli hikayelerin ilkinden bahsetmek istiyorum:
Fatma ve Hilal, Adapazari'nda 6 yasinda tanisir, arkadas olur ve ayni okullarda okurlar. Universiteye hazirlik kursunda , ALI KERRAR ile tanisirlar ve kardesi EBRAR 'i cok severler. Fatma Hilal'e; "Ilerde kizim olursa adini EBRAR koyacagim" der. Hilal Universiteye Istanbul'a gelir ve yollari ayrilir.
.
Fatma da Istanbul'a Guzel Sanatlar Kursuna gelir, cok yeteneklidir, cok guzel resimler cizer... Abdullah ile bir seyahat sirasinda tesadufen tanisirlar. Birlikte buyurler, Islamiyeti arastirilar, evlenirler, Fatma ortunur, genc yasta anne-baba olurlar ve Islamiyete uygun ahlaki ve manevi degerleri olduguna inandiklari cocuklar yetistirirler. .
Islami gerektirdigi olculerde yasadiklarina inanan, ancak cocuklarinin da cagin gerisinde kalmamalari icin ugrasan uyumlu bir cift olur FATMA ile ABDULLAH. .
Bilgisayar Muhendisi ABDULLAH ile meslegini ''Anne'' olarak tanimlayan FATMA; Anne-Baba olmayi o kadar ciddiye alirlar ki cocuklarinin isimler icin de mesai harcarlar:
.
Ilk kizlari 1995 yilinda dogdugunda ismi yillar oncesinden hazirlanmistir. ''Erdemli, Faziletli'' anlamina gelen ''EBRAR'' Fatma'nin en buyuk hayalidir.
.
1997 yilinda ilk ogullari dogar. Onun da ismi hazirdir: ''Hur olan, Hurriyet'' anlamina gelen ''AHRAR'' ogullarina cok yakismis ve karakteriyle de ortusmustur. Ancak daha da iddiali ''MUHAMMED AHRAR'' ismini koyarlar.
.
Ikinci ogullari ve son cocuklari 2005 de dogdugunda hazirlikli degildirler. Ancak ona hikayesini begendikleri cok degisik bir isim bulurlar: ''OMER ALKAME''
.
"Peygamberimiz (SAV) nin cevresinde bulunan Alim ve okumus biri olan ALKAME olmek uzeredir. Fakat can verememektedir. Peygamberimiz Alkame'nin annesi ile konusur. Alkame esini annesinden cok sevdigi icin annesi uzulmus ve ogluna hakkini helal etmemistir. Peygamberimiz bir ates yaktirir ve Alkame ile annesini bu atesin basina getirir. Alkame'nin annesi neler oldugunu sorar. Peygamberimiz (SAV) ''Eger ogluna hakkini helal etmezsen cehennemde boyle bir ateste yanacak. Simdi atalim ve neler olacak izle'' demis. Alkame'nin annesi cok uzulmus ve hakkini helal etmis. Alkame de huzur icinde son nefesini vermis.''
.
Fatma ve Abdullah hikayenin icerigi ile degil; Alkame'nin Peygamberimiz (SAV) yakininda olan okumus, alim kisi kismiyla ilgilidir.
.
Fatma'ya sordum: ''Cocuklarinin isimleri ile toplumda sorun yasamalarindan korkmuyormusun?''
.
Zaten kendi yapilari olan, saglam ve guclu karakterli cocuklar yetistirdiklerini, kendilerini savunabileceklerine inandigini soyledi. Ancak cocuklarinin ilerde bir sekilde kendilerini savunmalari gerekirse, problemin cocuklarinin isimlerinde degil, ayrimcilik yapan insanlarda olacagini da ilave etti.
.
Saglik ve mutluluk icinde buyusunler EBRAR, MUHAMMED AHRAR ve OMER ALKAME K.... kardesler.
.
Simdi sirada IKINCI HIKAYEMIZ var:
.
Guzeller guzeli, okumus, sol goruslu ZERRIN, bir gun Islamiyeti arastirir, fikirleri degisir ve ortunmeye karar verir. Kendisiyle ayni goruste biri ile iyi bir evlilik yapar.
.
Ilk cocugu _oglu_ dunyaya geldiginde heyecan ve sevincle ''Allah'tan (c.c.) hakkiyla sakinan, korkan'' anlamina gelen ''MUTTAKI'' ismini koyar. Belki oglunun, gecmiste kendi gecis donemlerini yasamasini istemedigi icin, isminin etkili olmasi icin...
Ikinci oglu dogdugunda; ''Hur'' anlamina gelen ''AZAD'' ismini koyar.
Ucuncu oglu dogdugunda ''Iyilik'' anlamina gelen ''AMMAR'' i koydugunda kari-koca dogru secimler yaptiklarini dusunurler.
. Ancak cocuklari buyuyup de universiteye gitmeye basladiklarinda Zerrin kendini sorgulamaya baslayacaktir. Neden mi? Zerrin'in izni oldugunda en yakin zamanda anlatmak dilegiyle...
Saglik ve mutlulukla birlikte buyusunler MUTTAKI, AZAD ve AMMAR kardesler...
.
Veeeeee... UCUNCU HIKAYEMIZ basliyor:
Anne ve babası kızlarına MUNTEHA ismini koyduklarında sene 1995 imiş. ''Peygamberimiz (SAV) Mihraca çıktığında Allah 'ı beklediği yermiş ''MUNTEHA''... Anne ve babası bu isme nasıl karar vermisler ilk fırsatta anlatacağız.
''Canım yavrum, cinsiyetini bilmiyoruz ama doğumunu Amerika'da yapacağımızı biliyoruz. Babanın işleri dolayısıyla birkaç yıl kadar burada yaşayacağız. Dolayısıyla İnternette zorlanabileceğin içinde ç,ğ,ı,ö,ş harfleri olan isimlerden ve Amerikalıların telaffuz ederken güçlük çekebilecekleri isimlerden özellikle kaçındık. Okul hayatına burada başlayacağın için, adını telaffuzu İngilizce’de var olan isimlerden seçeceğiz . ( CAN = JOHN ) , ( DEFNE = DAPHNE ) , ( ADEM = ADAM ) , ( HAVVA = EVA ) ,( SAMİ = SAMUEL ) , ( SELİN = CELİNE ) isimlerinden biri olacak.Kesin olan bir şey var; kız olursan ikinci ismin babaannenin ismi MERYEM = MERRY = MARİA = MARİAN olacak...
''Canım kızım, adını DİYAR İDİL koyuyoruz. Nedeni ise; baban Diyarbakır’lı olduğundan Diyar'ı, ben ise Şırnak’ın İdil ilçesinde doğduğumdan İdil'i istedik.''
"Oğlum benim, adını MiR BARAN veya CAN ARDIL koyacağız."
''Güzel üçüzlerimiz, isimleriniz; DİCLE ,CEYHAN ve HİLVAN olacak. Babanız Mardin’li, Dicle ve Ceyhan’da çok anıları varmış. Bense, Urfa’nın Hilvan ilçesinde doğmuşum.''
Eveet, Hamile Hanım, yukarıdaki örnekler gerçek ancak isimsiz hikayeler...
Ve... Bu kadar örnekten sonra siz de kalbinizdeki isimleri, elinizdeki kağıda yazdıktan sonra, eşinizin kalbindeki isimleri öğrenmek için eve dönüşünü bekleyin.
Belki şu an farkında değilsiniz ama, aldığınız bu ufak tefek notlar, ilerde çocuğunuzun sizi daha yakından tanımasına yardımcı olacak. Hayatı boyunca kullanacağı ve karakteriyle örtüşecek olan bu isimleri neden seçtiğinizi bilmek, en doğal hakları olacak…
Bu arada tekrar hatırlatalım:
HOŞGELDİN 2010 bölümünde "ÜNLÜ BEBEKLER ve İSİM HİKAYELERİ"ni okuyabilirsiniz...
|