Hamile Hanım'ın 'ENDİŞE ve KAYGILARI'

4.) Hamile Hanım'ın 'ENDİŞE ve KAYGILARI'

Kafanızda bir anda sorunlu hayaller oluşmaya başladı bile…


HAMİLE HANIM’IN ENDİŞE VE KAYGILARI BAŞLADI…

Beyniniz ENDİŞE ve KAYGI üretiyor. Beraberinde ''EĞER'' ve ''YA OLMAZSA'' geldi.

Halbuki endişe ve kaygı çıkmaz sokaktır, beraberinde ''KORKU'' ve ''PANİK'' gelir.

Dolayısıyla evrene gönderdiğiniz negatif enerji ile ''Korktuğunuz başınıza gelir.''


Hatırlayın lütfen: Anneniz siz büyürken en sık ne söylerdi: ''Gördün mü bak korktuğum başıma geldi!''



Ama siz sürekli üretiyorsunuz; ''Ya bebeğime bir şey olursa, ne yaparım?''

''Eğer bebeğimi kaybedersem, yaşayamam!''




Hemen karşı atağa geçin ve her endişeli, olumsuz düşüncenize verebileceğiniz




OLUMLU DÜŞÜNCELER VE İYİ FİKİRLER ÜRETİN…



Hamilelik döneminizde ve hatta tüm hayatınızda;

''Herseyin hayirlisi olsun'' ve ''Her sey iyi olacak'' ile başlayan bir fikriniz olsun.



''Allah'ın izniyle her şey yolunda gidecek ve bu bebek sağlıklı bir şekilde doğacak.''



Hatırlayın lütfen! Bazı kelimeler tılsımlıdır, günlük hayatınızda mümkün oldukça sık telaffuz edin.

Hem kendinize hem de hayata karşı inancınız artacaktır.




Ancak, bu arada, hiç beklemediği bir anda hamile olduğunu öğrenen ve bebeğinin kalp atışını duymasıyla olayın ciddiyetine varan anneler de vardır. Onların endişe ve kaygıları ise farklıdır.
Şaşkın anne adayları, hazırlıksız yakalandıkları bu yeni durumda, bebeklerini doğurmaya karar vermişlerdir. Ancak kendilerini bekleyen sıkıntıları nasıl atlatacaklarını bilememektedirler.



Ve ''Seri Endişe Üretimi''ne geçerler;



HAMİLE HANIM ‘EĞER’ BİRİKİMİ YAPIYOR…



''Eğer işimde yerime geçici birini bulamazsam, veya bu bebek yüzünden işimi kaybedersem, kirayı ödeyemem!''

( İşverenler bu kadar acımasız olamazlar, onların da anneleri, eşleri abla veya kardeşleri hamile oldular bir dönem. Hem bebekler kısmetleriyle gelirler, bir kapı kapanır diğeri açılır.)




''Eğer bebeğime bakacak iyi birini bulamazsam, veya bakıcı parasını ödeyemezsem ne olur?''


(Elbette aileden biri, iyi bir bakıcı bulana kadar sizi yalnız bırakmayacaktır. Hatırlayın lütfen, büyükleriniz ne derdi: Kul sıkışmadıkça, Hızır imdada yetişmezmiş.)



''Eğer hamileliğimde çok şişman ve çirkin olursam, ya eşim benden uzaklaşırsa!''


( Doğadaki bütün hamileler çok güzeldir. Onlar en yeni ve en güzel anne adaylarıdır ve kocalarının doğacak çocuklarının anneleridir. )



Sevgili Hamile Hanım, siz endişeli ve kaygılı bir hamile olmak yerine, huzurlu, mutlu ve umutlu bir anne adayı olmalısınız. İster sağlığınız iyi olsun veya olmasın, ister paranız olsun veya olmasın, ister zamanlama yanlış olsun veya olmasın, neticede bir bebek bekliyorsunuz.



Ve…Hamilelik D
öneminizde sizin inancınız şu olmalı;

''Bebeğimiz, tüm yaşamımızı olumlu değiştirecek, bize ve ailemize uğurlu gelecek, evimize şans ve bereket getirecektir.''




İşte buna gerçekten inanın ve evrene iyi enerji yollayın.


Ancak…yine bir sorun var gibi!…




Şimdi de endişeli ve kaygılı hamilelerin hemen arkasında, Söylemeye utanan ancak hafif bir PİŞMANLIK yaşayan anne adaylarını görüyorum.


Sorunlu Hayaller
Sinemasında bu defa ‘KEŞKE’ başrolde oynuyor.



SORUNLU HAMİLE HANIMLAR
VE ‘KEŞKE’LERİ…



Kafanızdaki her ''KEŞKE'' için verebileceğiniz ''İYİ Kİ'' ile başlayan cevabınız olsun lütfen…

Sözlüğünüzden
keşke’leri çıkarın, iyi ki’leri ekleyin.



''Keşke, daha erken evlenip, daha erken hamile kalabilseydim! Genç ve sabırlı bir anne olabilirdim.''

(Doğada her olay, doğru zamanda gerçekleştiğinde güzeldir. Doğada bir denge vardır ve doğruları kesindir. Ancak, günümüz şartlarında, her ailenin ve her bireyin doğru zamanlaması değişkendir. Doğru baba adayınızı bulabildikten sonra, anne olma yaşının fazla önemi olmamalı.)

''İyi ki şu anda anne oluyorum. Olgun ve bilinçli bir anne olarak, birikimlerimi çocuğuma daha güzel aktarabilirim.'' demelisiniz.




''Keşke, şu anda hamile kalmasaydım!''

(İyi ki, şu anda hamile kalmışım, doğru zaman bu zamanmış.)




''Keşke, şu projeden sonra, hamile kalsaydım!''

(İyi ki, hamileliğim için bu projeyi beklememişim. Proje bekleyebilir, bebek bekleyemez.)




''Keşke, şu kira derdi bitip, kendi evimize geçebildiğimizde hamile kalsaydım!''

(İyi ki, şimdi hamile kalmışım, bu bebek bize en güzel evi aldıracak.)




''Keşke, hamile kalmadan önce, evimin tadilatını yaptırıp, eşyalarımı yenileyebilseydim.''

(İyi ki, bebekten önce, tadilat yaptırıp eşyalarımı yenilememişim. Nasıl olsa bebekle birlikte her yer süt, mama olacak, ev batacak, çıkacak, kırılıp dökülecek.)




''Keşke, ben de maddi olarak üst sevideki insanlar kadar paralı olsaydım da, özel bir hastanede bebeğimi doğurabilseydim.''

( İyi ki
kendimi üst seviyedeki insanlarla mukayese edip üzülmüyorum, tam aksine, alt seviyedeki insanlar gibi parasız ve muhtaç olmadığıma şükrediyorum. Sahip olduğum değerlerin kıymetini biliyor, elimdekilerle mutlu olmaya çalışıyorum. Her şeyin hayırlısını, Allah’ın bize verdiğine ve daha iyilerini vereceğine inanıyorum.)



''Keşke, piyangodan para çıksa da, eşim bu ekonomik krizde neden hamile kaldım diye kızmasa!''

(İyi ki, kısa yoldan zengin olma hevesim yok. Maddi ve manevi değerlerin kıymetini biliyorum. Eşim, şu anda bu bebeği istemiyor olabilir ama her bebek kısmeti ile gelir. Bu bebek bize şans, uğur ve bereket getirecek. Anlıyorum, eşim de bebeğimiz için her şeyin en iyisini istiyor ama, şu anda kazandığımız az ama her helal lokma ailemize huzur olarak geri dönecektir. Allah bize bir çıkış yolu verecektir.)




Hamile Hanım, her keşke’lere verdiğiniz her iyi ki’ler için size tebrikler…

Kim bilir siz de kendinize ne çok iyi ki' li
kapı açmışsınızdır.

Pişman ve beklentili bir anne adayı olmaktansa, inançlı, umutlu ve mutlu bir anne adayı olmayı seçmeniz taktire değer…


Şimdi de, siz arkadaki 3 Hamile Hanımın KEŞKE’lerine bir göz atalım…




PİŞMAN HAMİLE HANIMLAR VE ‘KEŞKE’LERİ



Bence, Hamilelikte kabul edilebilir üç KEŞKE vardır:

Bunların da sonuçlarını kabul edip, ipi göğüslemek lazımdır;




''KEŞKE, eşimi eve bağlayabilmek için hamile kalmasaydım.''

HAKLISINIZ; bebek sahibi olmak, anne ve baba ortak karar almışlarsa güzeldir. Sorunlu bir evliliği kurtarmak adına baba adayının onayı olmadan, anne adayının hamile kalması, problemleri çözmez, aksine çiftleri birbirinden uzaklaştırır, ayrılığı hızlandırır. Üstelik doğmamış bir bebeği de aracı eder.



ANCAK, şu an itibari ile olan olmuş ve bir bebeğiniz olacak. Bu durumda, eşinizden ilgi ve alaka beklemeden, onurlu bir şekilde kendinize ve bebeğinize yeni bir yol çizmeli, sağlıklı kararlar almalısınız. Belki bir Evlilik Danışmanından, profesyonel yardım almak hepiniz için iyi olabilir.

Bu arada birlikte
aldığınız karar ayrılmak yönünde ise; bu dünyanın sonu değil, yeni bir başlangıçtır. Ancak doğacak bebeğiniz için dost kalabilmek en doğrusudur. Eğer günün birinde tekrar birleşme olduğu taktirde, hala saygınızı koruyor olursunuz.




''KEŞKE, eşim istememesine rağmen ikinci bebeğimize hamile kalmasaydım.''

HAKLISINIZ; ikinci bebek için baba adayı hevesli değilse, bu durumda anne adayına çok iş düşüyor. Anne fazla yoruluyor ve hırpalanıyor.



ANCAK, eğer kendinizde bu gücü bulabiliyorsanız, arkanıza bakmadan ilerleyin. O gün geldiğinde hepiniz mutlu olacaksınız.



''KEŞKE, ilk çocuğum kardeş istiyor diye ikinci bebeğe hamile kalmasaydım.''

HAKLISINIZ; sadece ilk çocuğunuz istiyor diye ikinci çocuk yapılmaz. İkinci çocuğunuza ilerde ''Seni ablan, ağabeyin istedi diye yaptık'' yerine, ''Seni hepimiz istedik'' demek daha iyi değil mi? İkinci bebeği de,en az ilki kadar arzu ve coşku ile istemelisiniz. Böylece ikinci çocukta zorlandığınızda, ilk çocuğunuza yüklenmez ve suçlamazsınız.




Bu kadar çok Hamilelik ve farklı sorun ve düşünceler…

OLUMLU DÜŞÜNÜN LÜTFEN, HAMİLE HANIM…



Hiç kimse size Pollyannacılık oynayın, gerçeklerden uzaklaşın demiyor. Sadece hayatın iyi taraflarını yakalayın, kötü taraflarını atmaya çalışın. Acı olayları daima geride bırakın. Her zaman ileriye bakın. İlk olarak da sözlüğünüzden, EĞER ve KEŞKE leri çıkarın. Şimdi tekrar hayatınıza bir bakın…



Çünkü, Hamile Hanım, sizin ve bebeğinizin hayatı değerlidir.

Her ikiniz de bu dünyaya bir kez geliyorsunuz. Ve bu hayatınızı zenginleştirmek için elinizden geleni yapmalısınız.




Manevi zenginliğin yapı taşları; İNANÇ , AMAÇ ve UMUT,

Manevi zenginliğin temeli; HUZUR,

Huzurun kökleri ise; OLUMLU DÜŞÜNMEKTİR.




EĞER HAYATINIZI DEĞİŞTİREMİYORSANIZ, HAYATA BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRMELİSİNİZ…



Yine klasik bir örnek olacak ama;



Sevgili Hamile Hanım, evinize gidin ve hiç üşenmeden mutfağınıza yönelin. Boş bir bardağın yarısını su ile doldurun. Masanızın üzerine koyun ve ne gördüğünüze bir bakın! Eğer gördüğünüz, ''yarısı boş bir bardak'' ise ; olumsuz bir hamilesiniz. Eğer gördüğünüz, ''yarısı dolu bir bardak'' ise ; olumlu bir hamilesiniz.



Halbuki,

HAYAT; OLUMLU YAŞAMAK İÇİN ÇOK UZUN, OLUMSUZ YAŞAMAK İÇİN İSE ÇOK KISA…


Siz, şu anda doğanın en büyük mucizesi ile karşı karşıyasınız. İçinizde büyüyen bir canlının ilk kalp atışını duydunuz ve sırayla önce cenin olmasını izleyecek, sonra oluşan minicik el ve ayakları ile insan yavrusu olmasını göreceksiniz.



Nihayet, cinsiyetini öğrendikten sonra, sabırsızlıkla ona kavuşacağınız günü bekleyeceksiniz.Ve siz bu bebeğin annesisiniz…Sizin moraliniz ne kadar yüksek olursa, bebeğinizin karakteri de o kadar sağlam olacaktır.




Eveeeet…Artık evinize geldiğinize göre, başlangıç olarak hamileliğinizde moralinizi yüksek tutmanın yollarını araştıralım ve doktorunuzla bir sonraki randevunuzu bekleyelim.



Öncelikle, biraz önce test yaptığınız yarısı dolu bardaktaki suyu afiyetle için. Size ve bebeğinize yarasın inşallah… Biraz olsun dinlenebildiyseniz devam edebiliriz…




Bundan sonra, zamanınızın çoğunu dinlenerek geçireceğiniz EVİNİZDE, neler yapabileceğinize bir bakalım…




Amacımız; Evinizde, Hamileliğiniz boyunca, huzur bulup dinlenebileceğiniz bir köşe hazırlamak. Bu huzur köşenizi içgüdülerinizi dinleyerek yapabilir veya zevkine ve bilgisine güvendiğiniz birinden yardım alabilirsiniz.