Hamilelik Dönemi "NAZAR" ve "HEDEF'iniz

Sizce NAZAR nedir? Bir düşünün lütfen!

Bazı insanlarla görüştüğünüz zaman, moraliniz bozulur, suratınız asılır, başınız ağrır, belli bir eşyanız çatlar, kırılır, dökülür zarar görür ise; Aile büyüklerinden biri ''Nazar değdi sana!'' veya ''Nazara geldin! '' derler size.

Evinizde güzel bir çiçeğe bebeğiniz gibi bakar, zevkle büyümesini izlersiniz. Tesadüfen bir gün biri gelir ve çiçeğinizi çok beğendiğini söyler, hemen ardından,bir bakarsınız çiçeğiniz solmuş.

Halk arasında adı NAZAR olan bu tehlikeli ruhsal enerji ruhumuzdaki psikokinezik güçtür.

Bu parapsikolojik özellikler bütün insanlar için geçerlidir.

Bu güce ve enerjiye sahip olan insanlar, bakışlarıyla metal kaşıkları bükebiliyorlar veya bazı eşyaları yerlerinden oynatabiliyorlar.


California Üniversitesinden, beyin üzerinde çalışan Prof. Robert E. Ornstein ‘Yeni Bir Psikoloji’ isimli kitabından, Menninger Vakfının desteğiyle yapılan bir çalışmada, bir Yogi (Yoga Ustası), aynı elinin iki farklı noktasındaki ısı farkını Ruhsal Gücü ile 11’C kadar çıkartabilmiştir.


Tibet’te bazı insanlar ise, vücut ısılarını buzları eritebilecek kadar yükseltebiliyorlar.

Yine Türkiye’de bir çok kişi İsviçre’den gelen bir grubun şovunu izledi; Uzun bir inşaat demirinin iki ucuna gırtlaklarını dayandırıyorlar ve demiri eğiriyorlardı.

Örnekler oldukça fazla. Ancak konuyu uzatmamak adına;


Bilimsel olarak enerjilerin insan, hayvan, bitki ve madde üzerinde etkileri kanıtlanmıştır.
Hepimizin aslında sahip olduğu bu parapsikolojik özellikler ruhumuzun derinliklerinde yatmaktadır.
Sadece, bazıları sahip olamadıklarının acısı ve hırsıyla ruhundaki bu enerjiyi kötüye çevirirler.

Ve…Siz…Hamile Hanım, ruhunuzdaki bu enerji ve gücü hedefinizle özdeşleştirin ve istediklerinizi elde edin.


HAMİLELİK DÖNEMİ HEDEFİNİZ ;


Sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir HAMİLELİK, Sağlıklı ve huzurlu bir DOĞUM, Sağlıklı ve mutlu bir BEBEK (veya bebekler) olsun. Önce ALLAH’a, sonra KENDİNİZE ve en çok da BEBEĞİNİZE (veya bebeklerinize) inanın...



Hayatta İNANCINIZ, AMACINIZ ve UMUDUNUZ hep olsun. Bunu en iyi şekilde başaracaksınız ve üzerinize gelebilecek her türlü nazardan korunacaksınız, Allah’ın da izniyle.

Ancak yine de kafanız karıştı ve artık siz de hiç kimseyi arayıp, müjde vermek istemiyorsunuz.



Hevesiniz, sevinciniz kursağınızda kaldı. Eğer kendinizi sağlıklı ve dinç hissediyorsanız; en yakın seraya giderek, bebeğiniz için, evinize veya balkonunuza çiçek ektirebilir varsa bahçenize veya apartmanınızın bahçesine ağaç diktirebilirsiniz. Bebeğinizle birlikte büyür ve siz de keyifle izlersiniz.

Böyle bir imkanınız yoksa doğru evinize gidip, ÇEKÜL veya TEMA Vakfını arayabilir ve bebeğiniz adına ağaç diktirebilirsiniz.Belgesini alıp albümünde hatıra olarak saklayabilirsiniz.
Evet…Eve geldiniz. Elinizde, evde aldığınız not kağıdı (ilk anlar), bebeğinizin fotoğrafı, doktorda aldığınız ufak notlar, doktor kartviziti var. Bunlar bebeğinizin albümüne konulacak özel notlar. Ve sizin bebeğiniz de özel bir bebek…

Şimdi, ikinci hedefiniz bebeğinizin kalp atışlarını duymak, ve ilk 3 ayınızı olabildiğince rahat geçirebilmek.

Aşermelerin neden olduğu mide bulantıları o dönem kabusunuz gibi görünse de, bunu hayatınızın fırsatı olarak değerlendirebilirsiniz. Midenizin bulandığı o anlarda, eğer çalışıyor ve işyerinizde iseniz; size hiç göremeyeceğiniz kadar tolerans ve hoşgörü göstereceklerdir.

Eğer çalışmıyor ve evde iseniz; muhtemelen anneniz, ablanız, kardeşiniz, yakın bir akrabanız veya evinizdeki yardımcınız size yardım için hazır bulunacaklar ve nazlanmanıza izin vereceklerdir. Böylece siz yattığınız yerden sadece ne yemek istediğinizi söyleyecek, bol bol dinleneceksiniz.

Bu arada hamileliğiniz boyunca bulabildiğiniz her fırsatta
DİNLENİN…DİNLENİN…DİNLENİN…

Çünkü, bebeğinizi kucağınıza aldığınız, o ilk büyülü andan itibaren uzun bir süre dinlenemeyeceksiniz.

Aileniz sizi motive edecek; ''Dayan kızım, ilk bir hafta geçsin rahatlayacaksın''…
Aradan bir hafta geçecek, değişen hiçbir şey yok!
Aileniz yine devreye girecek; ''Bak kızım, birkaç gün içinde göbek bağı düşecek, işte o zaman bebek de, sen de rahatlayacaksınız.''
Bu arada, bebeğinizin göbek bağı düşecek, bebek rahatlayacak siz yine dinlenemeyeceksiniz!
Aileniz yine yanınızda; ''Az kaldı kızım, bebeğin 40'ı çıksın, bak adı üstünde 40 gün derler ya, tamamen rahatlayacaksın''…

Eveeet, HAMİLE HANIM, doğumdan sonra belki uykusuz geceler başlayacak ama dünyanın en güzel duygularını yaşayacaksınız. Öyle bir sevgi ki size dinamizm ve dayanma gücü verecek. Bebeğiniz uyuduğu anda onu özlediğinizi fark edeceksiniz.

Kısaca Hamile Hanım, Hamilelik döneminizi olabildiğince sağlıklı, huzurlu ve mutlu geçirmeye çalışmanız sizin enerji depolamanızı sağlayacaktır. Depoladığınız bu enerji de doğumdan sonra size ve bebeğinize çok faydalı olacaktır.