Tebrikler… HAMİLESİNİZ…

Elinizde tuttuğunuz GEBELİK TESTİ (+) Pozitif çıkmış.
Ne mutlu size!

Beklediğiniz bebeğiniz nihayet geliyor.

Önce bebeğinizin babasıyla ortak mutluluğunuzu paylaşıyor, sonra da doktorunuzdan hemen bir randevu alıyorsunuz .

Annenizi, kardeşinizi, kayınvalide veya arkadaşlarınızı aramamakla iyi ediyorsunuz! Doktorunuzdan kesin sonucu aldıktan sonra, sevdiklerinize haber vermek en iyisi. Ancak doktor randevu saatine kadar sabredemeyeceksiniz.

Çok heyecanlısınız. Paylaşmak, paylaşmak, paylaşmak istiyorsunuz. Haklısınız…

MUTLULUKLAR PAYLAŞTIKÇA ARTAR, ACILAR PAYLAŞTIKÇA AZALIR.
Beklerken ,biraz oyalanmaya ne dersiniz?

Elinize bir kağıt, kalem ve fotoğraf makinenizi alıp bir masanın başına geçin. Bugünün tarihini atıp, saat kaçta hamile olduğunuzu öğrendiğinizi yazmakla işe başlayabilirsiniz.

O anda nele
r hissettiniz, ilk duygularınız ve düşünceleriniz nelerdi?
Bu arada dışarıda hava nasıldı? Hatta dışarıdaki manzaranın fotoğrafını çekebilirsiniz.



Şu anda hangi adrestesiniz? S
emtinizin, apartmanınızın adı, daire numaranız, arabaniz var mi?
gibi belli başlı notları aldıktan sonra, biraz olsun heyecanınızın yatıştığını düşünüyorum.

Şimdi, eğer evde varsa o günün gazetesini saklayabilir veya o günün Dolar-Euro kurunun olduğu sayfayı kesip saklayabilirsiniz.

Pekala…sesi
nizi duyar gibi oluyorum! Bu notları neden şimdi aldığınızı öğrenmek istiyorsunuz.

Birinci neden; ilk heyecanınızı yatıştırabilmeniz için.
İkinci neden; içinizde oluşmaya başlayacak muhtemel ceninin, önce bebek sonra yetişkin olduktan sonra ki sorularına verebileceğiniz net cevap ve belgelerin olabilmesi için


Anne, bana hamile olduğunuzu öğrendiğiniz zaman, ilk ne düşündünüz, neler hissettiniz?
O an hava nasıldı? Kar mı ya
ğıyordu, yağmur mu?
Nerede
oturuyordunuz? Arabanız var mıydı?



O
tarihte ekmek kaç para idi?
Ülkeyi kim yönetiy
ordu?
Hangi şarkılar ve şarkıcılar moda idi?
O döneme ait fotoğrafları görebilir miyim?...

Şu an ki heyecanınızda bunlar gereksiz detaylar gibi görünse de, ileride hepiniz için hoş anılar olacaktır.

Artık Doktor randevunuz için hazırsınız. Eşinizle birlikte doktorunuzun muayenehanesinin kapısını çalıyorsunuz…

Ve…Mutlu an! Doktorunuz, ultrasondaki görüntünüzde, karnınızda bir kese, kesenin içinde de minik bir şey olduğunu gördü. İşte siz de gördünüz:

Nokta gibi, pirinç büyüklüğünde bir şey.

Doktorunuz son adet tarihiniz v
e ultrasondaki görüntünüzden;

Embriyonun (dölüt) 5 haftalık olduğunu ve boyunun 1-2 mm. olduğunu söyledi.

Doktorunuz eğer görüntüden emin olamasaydı kan tahlilinizde hcg değerlerine bakacağını ama bu durumda gerekmediğini söylüyor.

Bu arada 7. haftada Toksoplazma ve birkaç test daha yaptırmanızı söyleyerek, istek formunu doldurdu…

Siz doktorunuzu duymuyorsunuz bile! İnanılmaz heyecanlandınız. Eşinizin elini tutuyor ve gözlerinizle ona bir şeyler anlatmaya çalışıyorsunuz:

''BİR BEBEĞİMİZ OLACAK''


Tekrar Tebrikler… HAMİLESİNİZ , en yeni ve en mutlu ANNE
ADAYISINIZ. Sevdiğiniz adamdan bir BEBEĞİNİZ OLACAK.

Öncelikle bebeğinizi doğurmaya karar verdiğiniz için sizi kutluyoruz. Sizin ve bebeğiniz için her şeyin en hayırlısı ve en iyisi olur inşallah.

Kim bilir şu an ne kadar heyecanlı ve mutlusunuz. Ve bu mutluluğu sevdiklerinizle paylaşmak için can atıyorsunuz. Öncelikle doktordan çıkmak ve herkesi aramak istiyorsunuz.

Bir dakika! Doktorunuzdan bebeğinizin bilgisayardaki ''pirince benzer görüntüsünü'' printerdan çıkarıp size vermesini söylediniz mi?

O fotoğraf bebeğinize hazırlayacağınız albümün ilk ve en önemli parçası olacak.
Kim bilir bebeğinize bu
haliyle ne isimler takacaksınız ;


'PİRİNÇ YAVRUM' , 'NOKTA EVLADIM' , 'MERCİMEK GÜZELİ'…


Bu arada her şeyi not ettiniz mi?

Son adet gününüz, bebeğinizin tahmini doğum tarihi, hamileliğiniz boyunca nasıl besleneceksiniz, hangi tahlil ve testleri yaptıracaksınız, bebeğinizin ilk kalp atışını ne zaman duyacaksınız?

Doktorunuzla bir sonraki randevunuz ne zaman? Doktorunuzun kartvizitini almayı unutmayın!

Evet…Artık hazırsınız…Ama neye ?... Şimdilik doktorla vedalaşmaya ve yeni hayatınızın başlangıcına…


Pekala…Ben ''BG & BG'' (Bebeğim Geliyor & Bebeğim Geldi ) projesinde sizinle neler paylaşacağım ?
Sanmayın hangi ay hangi testleri yaptıracağınızı söyleyeceğim, nasıl besleneceğinizi anlatacağım.

Öncelikle bunlar doktorunuz ve sizin birlikte karar vereceğiniz çok önemli konular. Eczacı olmama rağmen ben size sağlığınızla ilgili önerilerde bulunmayacağım. Doktorlar, Eczacıların doktor gibi davranıp hastalara teşhiste bulunup, reçetesiz ilaç tavsiyelerinden hep rahatsızlık duymuşlardır. Haklılar…

Ancak bu arada, halkımız basit olduğunu düşündükleri rahatsızlıklarda doktora gitmiyorlar. Bir Eczaneye uğrayıp, ayaküstü genel durumundan bahsetmeyi ve Eczacının önerdiği ilacı alıp, evlerine gitmeyi tercih ediyorlar.

Oysa şu anda ortada bir
HAMİLELİK durumu var. Sağlığınız ne durumda? Kilonuz nedir? Cenininiz kaç haftalık? Vitamine veya destek ürüne ihtiyacınız var mı? Bunların hepsini doktorunuz sizi muayene ettikten, ve tahlil yaptırdıktan sonra söyleyecek, ben değil!

Pekala…Ben doktorculuk yapamayacaksam, ne yapacağım bu
BG & BG projesinde?

Sürprizlerime geçmeden önce, en azından birkaç ufak öneride bulunayım:
( Haddime düşmediğini biliyorum ama, kendimi tutamıyorum işte...)

1.) Hamilelik planı ile birlikte her türlü ilaç kullanımına da son verdiğinizden emin olunuz.

2.) Bu dönemde, x-ışınları ve magnetik alanlardan (Hastanelerde MR bölümleri, Havaalanları, Banka, Alışveriş merkezleri girişleri) uzak durunuz.

3.) Sıcak saunalara girmeyiniz.

4.) Eminim, bebek sahibi olmaya karar verdiğiniz andan itibaren sağlıklı beslenmeye de başlamışsınızdır.


Hamilelik ve logusalik doneminizde mumkun olabildigince Organik beslenmeye calisin. Mevsimsiz sebze ve meyve yemeyin.


5.) En azından sigara ve alkole ara vermiş, çay ve kahve gibi kafeinli ürünleri azaltmışsınızdır.

Daima hatirlayin: Siz alkol aldiginizda, bebeginiz de sizinle birlikte iciyor. Buna bagli olarak gelisimin tamamlayamiyor veya eksik tamamladigindan, sagligi riskli doguyor.

Anadolu Ajans'in 21 Mayis 2009 haberlerinde; "Rusya'da saf alkol içen bir anne 5 aylık bebeğini emzirince, bebeğin ölümüne yol açtı. Ria Novosti ajansındaki haberde, Sretensk'te yaşayan 28 yaşındaki annenin 3 Nisan gecesi yarım litre saf alkol içtikten sonra bebeğini 3 kez emzirdiği ve bebeğin alkolden zehirlenerek öldüğü belirtildi. İhtiyatsızlıkla bebeğinin ölümüne sebebiyet veren annenin bir yıl hapis cezasına çarptırıldığı belirtilen haberde, mahkemenin ayrıca annenin alkol bağımlılığından kurtulması için kürlere katılmasına karar verdiği de ifade edildi." yer aliyordu...

6.) Doktorunuzla birlikte hareket ediyorsanız eğer, hamile kalmadan önceki 3 ay FOLİK ASİT kullanmanın bebeğinizin beyin gelişimi için çok önemli olduğunu da öğrenmişsinizdir. Eğer o dönem Folik asit kullanmadıysanız da önemli değil, günlük hayatınızda yediğiniz ekmek (tam tahıl ürünleri), havuç, balık, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, v.b. besinlerde Folik asit bulunduğundan,doğal yollarla almışsınızdır.

Gelelim hamileliğinize…

1.) Öncelikle düzenli ve yeterli bir şekilde süt içip, yoğurt ve peynir

yiyerek KALSİYUM dengenizi korumakla işe başlayabilirsiniz.
Halk arasında konuşmalar duyarsınız; ''Hamileliğimde, dişlerim çürüdü, döküldü, kemiklerim ağrıyor!''.
Bu duruma neden ; Kalsiyum eksikliğidir.

2.) Kalsiyum eksikliğine başka bir önlem de; D VİTAMİNİ takviyesidir. D vitamini en kolay güneş ışınlarından sağlanır. Hamileliğiniz süresince, uygun mevsimlerde güneş ışınlarından yaralanmalısınız.

3.) Konuşmalar devam eder; ''Hamileliğimde saçlarım döküldü, tırnaklarım kırıldı, hiç uzamıyor!''
Vücutta saç ve tırnağın oluşumunu sağlayan madde ‘Keratin’dir. Keratini oluşturan madde ise ‘PROTEİN’dir.
Ve Protein de kırmızı et, süt, yumurta, kuru baklagillerde (fasulye, nohut,mercimek.,bakla) bulunur.

Kısaca hamilelik boyunca proteini de düzenli almak gerekiyor. Ancak yediğiniz et çok iyi pişmeli, toksoplazma (çiğ etten geçen parazit hastalığı ) riskine karşı çiğ etten uzak durulmalıdır. (Pastırma, sucuk, sosis, salam, jambon, suşi v.b.)


4.) Bu arada her gün taze meyve ve sebze yemek çok önemlidir. Her sabah taze sıkılmış portakal suyu (C vitamini ) veya havuç suyu (C vitamini + Folik asit) içerek hastalıklara karşı korunabilirsiniz.

5.) Nar veya üzüm suyu içerek kansızlığa karşı önlem alırsınız. Veya doktor kontrollü DEMİR (Ferrum) kullanıyorsunuzdur. Doktorunuzu dinleyip Demir aldıktan sonra en az bir saat Kalsiyum almayın. Kalsiyum Demiri öldürür.

Kısaca ıspanakla birlikte yoğurt yenmez, pekmezle birlikte süt içilmez.

6.) Gelelim B12 vitaminine; kırmızı et, süt, peynir, yumurta sarısı ve balıkta bulunur. Eksikliğinde sinir sisteminde olumsuzluklar oluşacağından,düzenli almak gerekir.

7.) Son olarak sizin ve bebeğinizin sağlıklı gözleriniz için A vitamini içeren besinler almayı unutmayın. Balık, süt, yumurta sarısı, kayısı, havuç, domates, ıspanak, brokoli, lahana, şeftali ve portakalda bulunur.

8.) Bu arada her gün taze pişmiş veya haşlanmış sebze yemeklerini de öğle ve akşam öğünlerinde yiyerek, fazla tuz kullanmamaya dikkat edin. Tuzun fazlası vücutta ödem yani şişkinlik yapar.

9.) Ve…temiz hava ve bol OKSİJEN için ormana, çamlık alanlara, kırsal bölgelere, İYOT için ise deniz kenarlarına yürüyüş yapın.

Ancak…Yine de
BG & BG projesinin konusu bu değil. Sizin doğru ve dengeli beslenmenizi doktorlara bırakıp, ben işin eğlenceli kısmında sizlerle birlikte olacağım.
Ben; Eğer siz de isterseniz, hamileliğinizi daha eğlenceli ve keyifli bir hale getirmeye yardımcı olmak istiyorum:


Doğum öncesi bebeğinize İSİM seçmenize,

Bebeğinizin Odasının Konseptine ( Tema ve Tarz oluşturma ),

''Doğum Öncesi Hoş geldin Bebek Partisi'' (Baby Shower) Düzenlemenize,
Doğumda Hastane Odanızı Süslemenize,

Bebeğinize Ad Koyma Töreni,

Bebeğinizin İlk Tırnak Kesme Seremonisi,

Bebeğinizin Göbek Bağı Ne Yapılacak Seramonisi,

Bebek Mevlidi Hazırlamanıza,

Bebeğinizin 40 çıkarma Seremonisi,

Bebeğinizin Diş buğdayı Töreni,

Bebeğinizi İlk Adım Töreni ve

Bebeğinizin 1 yaş doğumgünü partisine
kadar yanınızda olmak istiyorum.

"Heyecanınızı yaşamak, mutluluğunuzu arttırmak, zevkinizi ortaya çıkarmak ve hazırlık aşamasında telaşınızı azaltmak istiyorum. Beni, bu yolculukta yanınızda yol arkadaşı olarak kabul edeceğinizi umuyorum."

Evet…Doktordan çıktınız…Elinizde bebek olma yolunda ilerleyen cenininizin ilk fotoğrafı ve bir yığın not alınmış kağıt parçaları var. Yanınızda bebeğinizin babası, heyecanlı, mutlu ve gururlu bir şekilde ilerliyorsunuz.

Sevdiklerinizi aramak ve bu mutluluğunuzu paylaşmak istiyorsunuz.
Yine haklısınız…


MUTLULUKLAR PAYLASTIKCA ARTAR, ACILAR PAYLASTIKCA AZALIR...

Ancak gerçek dost ve doğru kişilerle paylaşıldığında.

Bu arada doktorunuz da, bebeğinizin kalp atışını duyana kadar müjdeyi vermeniz taraftarı değil.
Dış gebelik ,düşük ve diğer risklere karşı oldukça temkinli.

Siz dayanamıyor,en azından anneniz, kardeşiniz, kayınvalidenizle bu mutlu olayı paylaşmak istiyorsunuz.

Ve... ilk telefonlarınızı açmak üzere girişimde bulunuyorsunuz. Siz annenizi, eşiniz annesini arıyorsunuz. İşte…Sevinç çığlıkları ve mutluluk gözyaşları, karşılıklı ağlaşmalar…
Anneniz ve kayınvalideniz toparlanır, toparlanmaz hemen uyarmaya başlıyorlar ;

''Aman kızım, Aman oğlum, lütfen hiç kimseye söylemeyin! Nazar değer sonra''.
Siz de hemen karşı atağa geçiyorsunuz ;
''Aman anne…Sanki ilk hamile kalan benmişim gibi! Kimin ne nazarı değsin'' sözlerini duyar gibi oluyorum.
Ancak anneler kararlı ve ısrarlı…
''En azından 3 ay dayanın. Lütfen, hatırımız için gizleyin''.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile